Ya Kapılar İçeri Açılmıyorsa?
Geçen sonbahar yolda yürürken karşıma çıkan iki çöpçü figürünün, rüzgarı kollarının altına alarak yaptıkları bana göre dans, onlara göre nafile görevin peşinden düşünceler dökülüverdi. Bu yazının temellerini atan gri üniformalı çöpçüler, elinde o bildiğimiz en eski en muadili olmayan süpürgeleri taşıyorlardı. Malzeme bilimi ne kadar gelişirse gelişsin, o orijinal çalı süpürgesinin yerini hiçbiri tutmuyordu. Kemal Sunal’ın Çöpçüler Kralı filmi, bu süpürgeyi sizin de gözünüzde canlandırmıştır.
Bir düzen var, bir tasarım var, bir görev var ama ele avuca sığmayan bir rüzgar ve ondan feyz alan yapraklar var. Sanatla bağınız yoksa, yaptığınız iş de duvardaki ruhsattan öteye geçmeyecektir. Ya kapılar bildiğiniz içeriye açılmıyorsa! Başka bir hikâyesi varsa ve siz hala apriorik kapı içlerine giden zili çalıyorsanız?
Zil mi tokmak mı? Gayrisafi düşüncelerimle buluşmak ve rüzgarda bir yaprak olmak için şöyle buyurun.