2019 yılında dünyanın tanıdığı ve 2020 yılında tüm insanları evlerine kapatan COVID – 19 salgınının gündeme getirdiği başlıca konunun, insanın doğaya olan yıkıcı etkisi, yaban hayatıyla olan sağlıksız ilişkisi olması da, ormancılığın asırlardır koyduğu etik kodların ne derece önemli olduğunu bizlere anlatıyor. Ormancılık disiplininde ekolojik ve sosyal yönden iyi koşullarda orman yönetimi çabaları da bu gündemde önemli bir öğreti olmasının yanında, daha ileri düzey değerlendirmeler ve bakış açıları geliştirilmesinde de önemli bir deneyim alanı sağlayacaktır. Ormanı ağaçların hâkim olduğu bitki toplulukları, ev sahipliği yaptıkları diğer canlılar ve etkileşim alanındaki insan varlığı bütününde değerlendirmek ve buna göre yaşam düzenimizi güncellemek gerekiyor. Ormancılık kültürünün etiğe dayalı temellerinden ileri görüşlü bir yaşam felsefesi çıkarmak da önümüze gelen bir gündem olarak, gittikçe daha fazla değer taşıyacak. Bir uygulamalı etik alanı olan ormancılık, dünyanın yeni gündeminde özel görev üstlenecek gibi görünüyor.
You May Also Like
İnsan Çağında Ormancılık
Doğadan bağımsız yaşamayı kentlerde olmak sanarak, yanılgının ilk basamağına adım atıyoruz sanki. Onu algılamak için, önce kendimizden ayırıyoruz. Doğaya kaçmak istediğimizde ise, bunu dağların, ormanların, kıyıların sunduğu uçsuz bucaksız zenginliklerin derinliklerinde arıyoruz.