Fantastik Kurgularda Adı Geçen Çam Ağaçları
Sosyal medyada çam ağaçlarının 1950’li yıllarda Amerika Birleşik Devletleri tarafından Marshall yardımı ile geldiği şeklinde bir haber dolaşmakta. Üstelik, geniş bir kitle tarafından da buna inanılmakta. Oysaki Anadolu’nun milyonlarca yıllık ormanlarında, yüzlerce yıllık bireyleri de barındırmaktadır. Hatta bu ağaçlara ait fosilleri Ankara Kızılcahamam’da, Bolu Seben’de görebileceğiniz yerler mevcuttur. Özellikle Bolu’daki Fosil Ormanı’nda, palmiye ve söğüt gibi türlerin milyonlarca yıllık fosillerini yerinde görebilirsiniz. Anadolu’da bulunan fosil kalıntılarından, Sekoya ağaçlarının da çok eski jeolojik çağlarda var olduğu da tespit edilmiştir. Çam ağaçları Anadolu’ya ABD tarafından mı gönderilmiştir diye sormak, buna inanmaktan daha mı saçmadır sizce? >>
Böylesi safsatalar, ne yazık ki bolca taraftar bulmaya devam ediyor. İnsanların, bu kadar meraklı olması ve kendince eleştiriler geliştirmesine rağmen, gerçek kaynaklara ulaşmaması, oldukça garip. Bence, duyarlılık adı altında bu kadar enerji harcayıp yaşlı ağaçları görmüyor olamazlar. Bunun altında, başka bir sosyal ve psikolojik etken yatıyor. İyiler ve kötüler, ellerine ne geçirdiyse birbirine fırlatıyor.
Çam ağaçları Anadolu’ya 1950’den sonra geldiyse, bu eylem, ormancılık tarihimize altın harflerle yazılacak bir başarı olurdu. Tabii ki ekolojik açıdan değil. Milyonlarca zeytin ağacını köklerinden söküp gemilere yükleyen, yerine dağı taşı çam ormanlarıyla kaplayan da ormancılar. Gerçekten insan bunu yapabilir miydi? Doğaya ve onun gerçeklerine karşı durabilir miydi?
Tekrar düşünün, dile kolay söylenen bu rakam, sadece çam ağaçları için on milyon hektarın üzerinde.
2 comments
Comments are closed.