Çam ağacı düşmanımız mı? Son zamanlarda doğada insandan sonra en tehlikeli canlı olarak Akdeniz ekosistemindeki çam ağaçları gösteriliyor neredeyse. Her yörenin kendi iklim ve coğrafya koşulları, en uygun ve dayanıklı türün barınmasını sağlar. Kuraklığa karşı, yangına karşı kendini yenileyebilme kapasitesini geliştirmiş türler, o bölgede daha iyi yayılış gösterirler.

Diğer yandan, zirai ağaç türleri hiçbir zaman orman oluşturamaz ve orman ağaçlarının işlevini göremez. Ormanların sosyolojik bir yapısı vardır. Bitki sosyolojisi olarak adlandırılan bu eşsiz düzende, en üstteki hâkim ağaç türünden gözünüzle seçemeyeceğiniz kadar küçük bitkilere kadar yüzlerce tür, bir işbirliği içinde yer alır. Ayrıca yüzlerce yıl hayatta kalan bireyleriyle orman ağaçları, yaban hayatının ve tüm biyolojik çeşitliliğin yuvasıdır. Meyve ağaçları dikerek asla böyle bir mucizenin yerini dolduramazsınız. Tekrar düşünmek gerek. Gerçekten çam ağacı düşmanımız mı?

Ormanı Tanımak

Orman Genel Müdürlüğü, Anadolu’nun Asli Ağaç Türleri başlıklı bir yayın hazırlamıştır. Bu yayında, Kızılçam ile ilgili açıklayıcı birtakım bilgiler yer alır.


Batı Anadolu ve Akdeniz bölgesindeki geniş yayılışının dışında kızılçam, Erbaa yakınlarındaki Kelkit çayı ile Yeşilırmak’ın birleştiği yer, Ayancık, Sinop, Boyabat, Amasya, Zonguldak gibi Akdeniz ikliminin bariz olarak görüldüğü mikroklima bölgelerinde küçük adacıklar halinde bulunur.

Türkiye’de en büyük yayılışı Akdeniz kıyı kuşağı ile kıyıya yakın arka bölgeler ve Güneydoğu’dur. Ülkemizde 1500 m’ye kadar yetişir. En geniş yayılış gösteren çam türümüzdür. 25 m boy, 60 cm kadar çap yapabilen önemli bir orman ağacıdır. Önceleri piramit görünüşlü iken yaşlandıkça geniş tepelidir. Kabuğu düzgün boz renkte iken yaşlanınca, esmer kırmızımsı renkte kalın kabuk durumunda görülür. Yeni sürgünler kırmızımsı renktedir. Daha çok kızılçam adınıda buradan almaktadır.

Sıcaklık isteği fazla olan bir türdür. Kışları ılıman, yazları sıcak ve kurak olan yerlerde toprak bakımından zayıf, kayalık, kireçli ya da kumsal yerlerde yetişebildiği gibi elverişli iklim ve balçıklı topraklarda kaliteli gövde yapar. Çok derine giden kazık kök yapar. Ülkemizde doğal olarak yetişen ve en hızlı büyüyen türümüzdür. Rüzgarlara dayanıklılığı azdır. Rüzgar bu türün gövde ve tepe şekillenmesinde önemli rol oynar. Yetiştiği bölgeler bakımından kar kırması ve devirmesi seyrek görülür.

Çam kese böceği ve en büyük düşmanıdır. Sığ topraklarda fırtına zarar verir. Donlara karşı hassastır. Örtü yangınlarından az zarar görür. Çünkü kalın kabukludur. Reçinesinden yararlanılan tek çam türüdür. Kolay işlenmesi nedeniyle yapı malzemesi, mobilya ve ambalaj sanayisinde kullanılır.”

Meyve ağaçları demişken, ormancılık biliminin duayenlerinden Doğan Kantarcı’nın yaklaşık 40 yıl önce yazdıklarına dikkat çekmek istiyorum. Makaleye buradan ulaşabilirsiniz.

İlgili Yazı>>

You May Also Like

Anadolu eskiden ormanlarla kaplı mıydı?

Anadolu coğrafyası, jeolojik çağlar içerisinde her kıtada olduğu gibi büyük değişimlere uğramıştır.…

Ormanlarda kamp ateşi yakabilir miyiz?

Ormanlarda kamp ateşi yakmak, yasak ve tehlikelidir Televizyonlardaki bazı gezi ve belgesel…

Yangından sonra orman kendini yeniler mi?

Akıllı Tohumlar Yangından sonra ormanlar, yüzlerce milyon yıldan beri doğal yangınlarla karşılaşmaktadır.…