Anadolu coğrafyası, jeolojik çağlar içerisinde her kıtada olduğu gibi büyük değişimlere uğramıştır. Ayrıca eski çağlarda ormanlarla kaplı diyebilmek için fiziki coğrafya çalışmalarının sunduğu verilere başvurmak gereklidir. Göl ve akarsu tabanları, katmanlar halinde tarihteki birçok delili barındırmaktadır. Yangınlar, savaşlar gibi tarihsel olayların yanında, polenler de bitki dağılımını bize anlatır. Bunun yanında, arkeoloji bilimi de bize bu bilgilerin sağlanmasında yardımcı bulgular sunar. Bir tümülüs’te kullanılan ahşap malzemelerin türü de, dendrokronoloji çalışmalarıyla tespit edilen yaşı da bize ışık tutar.
Prof.Dr. Hakan Yiğitbaşıoğlu ve çalışma arkadaşlarının Çatalhöyük çevresinde yaptığı araştırmalarda elde ettikleri polen verileri, bu soruya ışık tutuyor. “İklim Değişikliğine Yeraltından Cevaplar” başlığı altında yaptığımız söyleşide de bu ve iklime dair merak edilen sorulara cevap aramıştık. İklim ve siyaset, eski çağlardan beri var olan bir kavramdır. Göçler, isyanlar ve savaşların, hep iklim değerlerinin uç noktalarda olduğu zamanlarda arttığı görebiliriz.
Prof.Dr. Hakan Yiğitbaşıoğlu:
Günümüzden yaklaşık 9000 yıl önce de yine bozkır görünümü hâkimdi. Ne var ki bu bozkır, şimdiki görünümünden farklı olarak “Ağaçlı Step” özelliği taşımaktaydı. Bu ağaçların çoğunluğunu ise meşe oluşturmaktaydı. Nüfus artışıyla birlikte, yakacak odun olarak kullanımın dışında alet yapımı için de bu ağaçlar kullanıldı. Ankara’da Ulus semtindeki büyük Roma hamamı da ısı kaynağı olarak bu az sayıdaki ağaç örtüsünü kullanmıştır.
Bitki Coğrafyası açısından İç Anadolu günümüzde, Antropojenik Step, yani bozkır niteliği taşımaktadır. Bu ise insan eliyle zaten az sayıda ağaçtan oluşan bitki örtüsünün binlerce yılda ortadan kaldırılmış olması ve otsu bitkilerin varlığını devam ettirmesiyle bugünkü şeklini almıştır. Diğer bir önemli kanıt da, deniz canlılarına dair bütük fosil alanlarının varlığıdır. Toros Dağlarından İç Anadolu’nun Karadeniz Bölgesi ile buluştuğu coğrafyalara kadar bu izlere rastlıyoruz. Ankara Güdül, Anamur Abanoz Yaylası yanında, İç Ege Bölgesinde de bu tip alanları görmek mümkün.
Kısacası, uydu fotoğrafında gördüğünüz Anadolu manzarası, çölün Anadolu’yu ele geçirmesini resmetmez. Güçlü ormanların varlığı, kapladığı yüzeyin büyüklüğünden daha önemli bir olgudur. Bakımlı ormanlar, modern ormancılık yöntemleriyle geleceğin güvencesi olarak karşımıza çıkar. Alında, İklimin milyonlarca hatta milyarlarca yıllık iniş çıkışlarını algılayarak bir yönetim tarzı geliştirmek daha önemlidir.
Sosyal medyada hepimizi kaygılandıran bu fotoğrafı doğru okumak, sağlıklı kararlar almak için ilk önemli adımdır.